top of page
Archaeometry-Hizmetler_edited.jpg

Hizmetler

Arkeoloji araştırmalarınızda yanıtını aradığınız sorulara temel bilim yöntemlerini kullanarak işlevsel veriler üretiyoruz. Bunu yaparken hangi yöntemlerin ne tür veriler sağlayacağını, bu verilerin hangi sorulara yanıt verebileceğini ve hangi güvenilirlikte olduğunu söylüyoruz. Temel dayanağımızı, güncel bilimsel çalışmalar oluşturuyor. Öncelikli çalışma alanlarımızı; buluntu ve hammadde analizleri (petrografik analizler, kimyasal analizler, P-xrf vb.), mekansal teknolojiler (jeofizik, GIS, GPS, İHA uygulamaları, hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinin işlenmesi vb.), kazı alanlarında mimari uygulamalar (prefabrik ya da kalıcı yapıların tasarımı, rölöve, restitüsyon vb.) ve iş sağlığı ve güvenliği oluşturuyor. Ayrıca araştırmalarınıza destek sağlamak amacıyla hazırlayacağınız proje önerilerinize de teknik danışmanlık veriyoruz.  

Hizmetler
Seramik Petrografisi

Seramik, arkeolojik kazıların ve yüzey araştırmalarının en büyük buluntu gruplarından biridir. Seramikler üzerinde yapılan stilistik analizler, dönem ve kültür gibi önemli arkeolojik veriler sağlasa da üretim teknolojisi ve hammadde nitelikleri hakkında bilgi vermekten uzaktır. Seramik petrografisi tam da bu aşamada ihtiyaç duyulan etkili bir arkeometrik yöntemidir.

  • pişme sıcaklığı,

  • pişme atmosferi (kapalı ya da açık fırın), organik ya da inorganik katkı maddelerinin niteliği,

  • özellikle erken dönem seramikleri için kullanılan kil türü

 

gibi veri grupları petrografik analizler sonucu ulaşılabilen başlıca verilerdir. Seramik petrografisi uzmanlaşma gerektirdiğinden, bu alanda yeterli deneyime sahip uzmanlarımızla titiz ve özenli bir analiz hizmeti sunmaktayız.    

Seramik Petrografisi
Hammadde/Provenans Analizleri

 

Taş (obsidyen, çört, bazalt, mermer vb.) ya da seramik buluntuların hammadde nitelikleri ve bu hammaddelerin nereden temin edilmiş olabileceği sorusu, hemen her arkeolojik araştırmanın başlıca araştırma soruları arasındadır. Bu sayede yerleşmenin /  yerleşmelerin etkin olarak kullanıldığı dönemde; kendi içindeki üretim ilişkileri, sosyal organizasyona ışık tutulabilir. Ayrıca yakın ya da uzak mesafedeki yerleşmelerle olan sosyo-ekonomik ilişkiler ya da kaynak alanlardan tedarik yöntemleri ve üretim ilişkileri hakkında ipuçları sunabilir. Bunların yanı sıra üretim teknolojileri hakkında da veri sağlamak olanaklıdır. 

Petrografi, jeokimya ve izotop analizleri bu tür çalışmalarda, üretilecek bilginin doğruluğunu artırmak adına birlikte kullanılması gereken yöntemlerdir. Buluntu türüne ve niteliğine göre bu kapsamdaki uygun deneysel yöntemin belirlenmesi önemlidir. Bu alanda deneyimli ekibimizle verimli bir arazi çalışması, sistematik örnek toplama ve hassas bir analiz ve değerlendirme hizmeti vermekteyiz. 

Hammadde/Provenans Analizleri
P-XRF Analizleri

Taşınabilir X-Işını Floresans (XRF) spektrometresi olarak da bilinen yöntem, buluntuların kimyasal bileşimindeki element konsantrasyonlarını % ve ppm olarak verebilmektedir. Uygulamada buluntulara zarar vermeyen (non-destructive) ve hızlı sonuç veren bir yöntem olması nedeniyle özellikle arkeoloji alanında büyük ilgi gören bir yöntemdir.

 

Son 15 yılda gelişen teknolojisiyle birlikte kullanım alanı genişleyen P-Xrf tekniği,  önceleri metal buluntuların tanımlanmasında ve sahteciliğin belirlenmesinde kendini ispatlayan bir yöntem oldu. Daha sonra taş ve seramik buluntuların analizinde de kullanılmaya başlandı. P-Xrf yöntemi Özellikle obsidyen, cam, metal, boya, sır gibi nispeten homojen nitelikteki buluntuların analizinde daha güvenilir sonuçlar verebiliyor. Ölçüm yüzey alanının çok dar, ölçüm derinliğinin çok sığ oluşu, buluntunun homojen olmasını gerektiriyor. Buna karşın son yıllarda daha az homojen olan çört, bazalt, seramik gibi buluntuların analizinde deneysel düzeyde kullanılıyor. Bu alanda deneyimli ekibimizle verimli bir arazi çalışması, sistematik örnek toplama ve hassas bir analiz ve değerlendirme hizmeti vermekteyiz.  

P-XRF Analizleri
Jeofizik, GIS  ve diğer Uzaktan Algılama Uygulamaları

 

Arkeojeofizik

Arkeolojide  kullanım alanı bulan yerbilimsel yöntemler arasında jeofizik teknikler önemli bir yer tutar. Yeraltının görüntülenmesi ve haritalanması, üç boyutlu modellenmesi, arkeolojik kazıların planlanmasında maliyeti düşüren ve zaman kazandıran etkili yöntemlerdir. Buluntunun türüne, buluntu/örtü/dolgu malzemesinin niteliğine göre farklı teknikler gerektiren jeofizik araştırmalar, ses ve elektrik iletkenliği, yoğunluk, mıknatıslanma, sıcaklık gibi fiziksel değişimlerin farklı tekniklerle saptanması ilkesine dayanır. Yeraltı radarı, sismik, elektromanyetik, gravite gibi adlarla bilinen bu teknikler yer altındaki boşlukların, sürekliliklerin/süreksizliklerin saptanması ve haritalanması için farklı türde veriler üretir. Bu veriler işlenerek, belirli bir derinliğe kadar yeraltı görüntülenebilir, bu sayede daha sağlıklı bir kazı planına olanak sağlar. 

Coğrafik Bilgi Sistemleri (GIS)

Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS), farklı nitelikteki mekansal verileri farklı katmanlar halinde saklamaya ve istenen kombinasyonda sunmaya olanak veren sistemlerdir. Söz gelimi, bir yerleşmeye ait küçük buluntu verisinden mimari ögelerin dağılımına, bölgeye ait jeoloji verisinden  jeofizik verilerine ve hava fotoğraflarına kadar çok sayıda ve yüksek hacimli veriyi bir arada görme ve biçimlendirme olanağı sunar. Toplanan verilere zaman parametresi de eklendiğinde farklı nitelikteki verilerin zaman ve mekan içindeki değişimini de görmek mümkün olur. Son 15 yıldır arkeolojide yoğun biçimde kullanılan GIS uygulamaları, eskisine göre çok daha verimli ve esnektir. ESRI, ArcGIS ve diğer açık kaynak GIS uygulamalarındaki deneyimimizle, kazı alanınıza özelleşmiş, esnek ve kullanımı kolay bir mekansal veritabanı oluşturmaktayız.

Hava Fotoğraflarının Analizi

Hava fotoğrafları, ülkemizde 1940'lı yıllardan bu yana Harita Genel Müdürlüğü tarafından üretiliyor. Farklı ölçeklerdeki (1/25 bin, 1/60 bin vb.) bu fotoğraflar araştırma alanınızın son 80 yıl içindeki değişimi hakkında önemli veriler sunabilecek bir potansiyele sahiptir. Bu fotoğraflar stereoskopik olarak üretilirler ve bu sayede alanın 3 boyutlu görüntüsünü elde etmek mümkündür. Hava fotoğraflarının işlenmesi sayesinde, özellikle GIS uygulamaları için önemli bir veri katmanı olabilirler.  

Uydu Verileri İşlenmesi

Pankromatik, multispektral, ve hiperspektral gibi farklı türdeki uydu verileri, araştırma alanı hakkında arazi gözlemleri ve hava fotoğraflarında fark edilemeyen verileri ve ilişkileri görünür hale getirebilir. Uydu verileri, yapı kalıntıları, su iletim kanalları, yerleşmeler arasındaki ulaşımı sağlayan kayıp yollar, höyük, tümülüs ya da tarımsal amaçlı teraslanmış alanlar gibi insan etkinliği sonucu ortaya çıkmış ve coğrafi bir öge haline gelmiş kalıntıların izleri ve bunlar arasındaki ilişkileri  saptama olanağı sunabilir. Hava fotoğrafları gibi GIS uygulamaları için önemli bir veri katmanı oluşturur.

Konumlandırma Sistemleri (GPS) Uygulamaları

Yüksek hassasiyetli GPS'ler ile nokta tayini, buluntu haritalarının çıkarılması ve  topografik haritaların oluşturulması kesinliği yüksek güvenilir mekansal veri sağlayan yöntemlerdir. Alanında deneyimli ekibimizle verimli bir arazi çalışması, sistematik veri toplama ve hassas bir analiz ve değerlendirme hizmeti vermekteyiz. 

Jeofizik_GIS_RS
İHA-Drone Uygulamaları

 

Hava fotoğraflarının arkeoloji alanındaki kullanımı çok yeni olmasa da üretim ve erişim güçlüğü ile maliyetinin yüksek olması son yıllara kadar kullanımını sınırlıyordu. Gelişen teknolojiyle birlikte insansız hava araçlarının maliyetlerinin düşmesi ve kullanımının kolaylaşması arkeolojideki ilgiyi de artırdı. 

Artık bu araçlar yardımıyla sadece yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları üretilmiyor, araçların sahip oldukları GPS, laser teknolojisi ve ilgili yazılımlar sayesinde bu araçlar, hem yükseklik verisi üretip yüksek doğrulukta coğrafi konumlandırma yapabiliyor hem de topoğrafik veri üretip üç boyutlu modelleme olanağı sunmaktadır. 

Bunların yanı sıra alçak irtifa fotoğrafları sayesinde söz gelimi kazı alanındaki günlük değişiklikleri kaydetmesi ya da gerekli donanıma sahip bu tür araçlarla termal haritalar üreterek kazı ya da araştırma alanıyla ilgili çıplak gözle fark edilmeyen verilere de ulaşmak mümkün. Bu sayede kazı ve araştırma programının daha sağlıklı ve güvenilir yapabilmesini sağlıyor. Gerekli sertifikaya ve ekipmana sahip uzman ekibimizle ihtiyacınızı saptayıp buna uygun hizmetleri vermekteyiz.

İHA-Drone
Kazılarda İş Sağlığı ve Güvenliği

 

TC Kültür Bakanlığı'nın 17/02/2016 tarihinde yürürlüğe giren "Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Yapılacak Yüzey Araştırması, Sondaj ve Kazı Çalışmalarının Yürütülmesi Hakkında Yönerge"si, arkeolojik kazı alanlarındaki çalışmaların İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre yürütülmesi zorunluluğunu getirmiştir. Yine aynı yönetmeliğe göre kazı alanları, "tehlikeli" ve "çok tehlikeli" sınıfta tanımlanmıştır. Aslında bu tanım arkeolojik kazı alanlarını en az; patlayıcı imalatı yapılan yerler, dökümhaneler, petrol kuyuları, taş ocakları vb. kadar çalışan sağlığı için yüksek risk taşıyan çalışma ortamları olduğunu belirgin biçimde ortaya koymaktadır.  

Kazı alanındaki risklerin çalışma başlamadan önce dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Derin kazılar, elektrik ve gaz kaynakları, biyolojik, kimyasal veya radyoaktif kirlenme, haşarat istilası veya hayvan saldırısı gibi pek çok tehlike söz konusu olabilir. Bunlar gibi kararsız zemin, sel, patlamamış mühimmat, aşırı sıcaklıklar veya şiddetli rüzgarlar gibi faktörler de hem çalışanların hem de yakın çevrede bulunan insanların yaşamını tehlikeye atan durumlarıdır. Bu durumların dikkate alınması, risk değerlendirmesinin yapılması, gerekli önlemlerin alınması, acil durum planlarının hazırlanması yaşamsal önem taşır.

Bu tür "tehlikeli" ve "çok tehlikeli" sınıftaki iş yerlerinin kendine özgü koşulları nedeniyle buralardaki İş Sağlığı ve Güvenliği faaliyetlerinin de özelleşmesi gerekir. Deneyimimiz sayesinde,  arkeolojik kazı alanlarına özelleşmiş bir iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunmaktayız.

ISG
Kazı Alanlarında Mimari Uygulamalar

 

Arkeolojik alan yönetimi içinde, gerek çalışmaları yürüten ekibin gerekse alana ilgi duyan ziyaretçilerin kazı alanı içindeki etkinliğini tanımlamak ve alanı ihtiyaçları karşılayacak bir biçimde planlamak ve  sınırlandırmak, alanın sürdürebilirliğini sağlamak açısından önemlidir.    

Alan içinde akılcı ve gelişime açık bir yerleşim planı, ihtiyaca ve amaca uygun mimari tasarımlar uzmanlık gerektiren konular arasındadır. Bu amaçla

   

  • Kazı evi, kazı bahçesi ve ziyaretçi merkezi tasarımları ve proje uygulamaları,

  • Sayısal ortamda rölöve çalışmaları,

  • Tarihi mimari eserlerin restitüsyon çalışmaları,

  • Sürdürülebilir arkeopark tasarımları ve proje uygulamaları,

yürüttüğümüz çalışmalar arasındadır.

Mimari Uygulamalar
  • LinkedIn
  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • Instagram
bottom of page